Ünlü futbolcuları dolandırdığı öne sürülen eski banka müdürü hakim karşısında: ‘Beni ben dolandırdım’

İstanbul’da banka müdürü Seçil Erzan ile birlikte 6 sanığın, aralarında Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 18 kişiyi dolandırdığı iddiasıyla yargılanmalarına başlandı. İddianamede, 18 müştekinin toplamda 25 milyon 770 bin dolar ve 7 milyon 384 bin lira dolandırıldığı belirtildi.

Erzan savunmasında, “Faiz adı altında bu insanların aza tamah etmemeleri, çok kazanmak istemeleri beni bu hala soktu” ifadelerini kullandı. Savunmasında Erzan 2020 yılında Fatih Terim’den 300 bin dolar aldığını da ifade etti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Seçil Erzan ile birlikte bazı tutuklular bulunduğu cezaevinden getirildi. Tutuksuz bazı sanıklar ve taraf avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu. Şikayetçilerden futbolcu Emre Çolak, Buse Terim’in eşi Volkan Bahçekapılı, eski kulüp tercümanı Musa Mert Çetin de duruşmaya katıldı.

‘BENİ BEN DOLANDIRDIM’

Kimlik tespitinde Seçil Erzan ikametgah adresinin olmadığını söyledi, bekar olduğunu ve üniversite mezunu olduğunu ifade etti. Jeoloji mühendisi olduğunu ve şu an bir mesleğinin olmadığını belirtti. Duruşmada ilk kez savunma yapan Seçil Erzan, “Her şey gereksiz ‘ben yaparım’ özgüveniyle başladı. Benim görmezden geldiğim küçük küçük şeyler meğer çok çok büyük şeylermiş. Bu hayat banka müdürü Seçil Erzan olmaktan daha zormuş. Genel müdürümüz bize, ‘Benim şube müdürlerim kaptanlarımdır. Çıplak ayakla kor üstünde yürür’ derdi. Ben Şubat ayına kadar korların üstünde yürüdüm. Hiçbir yanlışım olmadı. Ben batmak üzere olan bir geminin kaptanıydım. Dolandırıcı olsam gemi batar ben kurtulurdum. Suça konu olan bakiyenin bende olmadığı, bu bakiyeyi bir yerde saklamadığımı, bununla bir şeyler almadığımı salondakilerin bildiğini çok iyi biliyorum. Bakiyenin 45 milyon olmadığını bildiklerini de biliyorum. İddianamede adı geçenlerle paradan para kazanma konusunda ortak noktamız vardı. Çok iyi çalışandım, çok iyi iş yapardım bu yüzden o camiada bilinirliğim oldu. Ben dolandırıcı değilim. Beni ben dolandırdım. Son dönemde bir şeyler ortaya çıktı. Ben Galatasaray kulübüne yakın olduğum için oyuncuların parasını değerlendirme konusunda elimden geleni yapıyordum. Ben insanların parasını üzerime almadım. Birileri beni dolandırdı. Dışarıda parayı değerlendireceğimi düşündüm ve evimi defalarca ipotek ettim. Arabamı sattım her şeyi mi sattım” dedi.

‘FAİZ ADI ALTINDA BU İNSANLARIN AZA TAMAH ETMEMELERİ, ÇOK KAZANMAK İSTEMELERİ BENİ BU HALE SOKTU’

DHA’nın haberine göre savunmasının devamında Erzan, “Faiz adı altında bu insanların aza tamah etmemeleri, çok kazanmak istemeleri beni bu hale soktu. Şubat ayından sonra ben baskı altına girdim. Bu insanlar 7/24 beni rahatsız ettiler. Çok kötü olaylar yaşadım, evimi bastılar, silahla tehdit ettiler, mermi gösterdiler, işten attıracağız diye tehditler ettiler. İnsanların hepsi kağıt parçası istiyorlardı çünkü o kağıtlar ‘ben size borçluyum’ demekti. Amacım orada ben size parayı ödeyeceğim demekti. Ben hesap kitap yapamadığım da bana yardımcı olmalarını istediğim insanlar oldu. Bana dolandırıcı dedirtmeyin. Ben dolandırıcı olsaydım kimseye senet vermezdim. Ben canımla buradayım. Nisan ayından beri sağlıklı düşünemiyorum. Ben çok korkak biriyim. Ben 45 milyon dolar değil bin dolar bile kaçıramam. 11 Nisan’da biz bunların hesap kitabını yapmaya başlamıştık. Evime gelerek beni darp ettiler. Çok özür dilerim, çok üzgünüm. Ben banka dolandırıcılığı yapsaydım cebimde para olurdu. Bu salondaki herkes benim etimden sütümden faydalandılar. Ben sadece canımla kaldım. Ben bankadan para alıp vermesem de kendi malımı satıp onlara para verdim. Ben kaçmadım, gitmedim. Amacım kimseyi dolandırmak değildi. Basiretli bir bankacıydım. Ben dolandırıldım. İnsanlar benim sayemde mülk sahibi oldu” diye konuştu.

FATİH TERİM’DEN 300 BİN DOLAR ALMIŞ

Erzan, “2011 yılında Florya şube müdürü oldum. 2020 yılına kadar kimseye borcum yoktu. Bu dönemde yakınlarım bana para verir değerlendirirdim. O dönem halka arza filan giriyordum kendi hesabımdan. Bu insanlarda saygın insanlardı. Paramın yetmediği yerde kredi çekiyordum. Bakiyenin birilerinin evlerinde arabasında kolundaki saatlerinde yazlıklarında, birilerinin cebinde olduğunu biliyorum ben. Adı geçen herkesle ortak paydamız paradan para kazanmaktı. Bu işlemlerden komisyonda almıyordum. 2020 yılında Galatasaray camiasında saygın biri 300 bin dolar para vermişti. Sonrasında o dönemde kulüpten ayrıldı. O kişi kendisi elden parasını teslim etti, o parayı değerlendiriyordum. Bana verdiği paradan çok çok fazla istemeye başlayınca hayır diyemedim. İstediği zaman 50-100 bin gibi ona geri gönderiyordum” dedi. Mahkeme başkanının 300 bin dolar veren kişinin kim olduğunu sorması üzerine Erzan, Fatih Terim cevabını verdi.

‘TERİM’E BORCUM YOK’

Savunmasının devamında Seçil Erzan, müşteki Emre Çolak’ın 3 milyon 200 bin dolar verdiğini ve bu paranın hepsini geri almadığını, Emre Belözoğlu’nun 4 milyon 200 bin dolar verdiğini ve geri almadığını, Arda Turan’ın teslim ettiği miktarı daha sonra yazılı beyanda bulunarak sunacağını söyledi. Fatih Terim’le aralarında para alışverişi olduğunu ancak kendisine borcu olmadığını savunan sanık, Fernando Muslera’nın ana parasından 500 bin dolarını ödenmediğini belirtti.

‘KAZANDIRIRKEN SEÇİL’DİM, KAZANDIRAMAYINCA DOLANDIRICI OLDUM’

Seçil Erzan, “Fon adı altında kimseden para almadım. Bana herkes çok para kazanmak için ikna olmuş şekilde geldi. Fon adı altında para aldığım kişiler oldu. Emre Belözoğlu bana Volkan Bahçekapılı’nın referansı ile geldi” dedi. Volkan Bahçekapılı’nın avukatı, Bahçekapılı’nın kendisine nasıl ulaştığını sordu. Erzan, “Volkan Bahçekapılı’nın ailesi beni tanır, çok severdi. Oradan bildiği için geldi” diye konuştu. Bunun üzerine Bahçekapılı’nın avukatı tekrar, “Ailesinden kim?” diye sordu. Bunun üzerine Seçil Erzan, “Fatih Terim” şeklinde konuştu. Savunmasının sonunda Erzan, “Kazandırırken Seçil’dim, kazandıramayınca dolandırıcı oldum” ifadelerini kullandı. Duruşma diğer sanıkların savunmasıyla devam ediyor.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Galatasaraylı eski futbolcular Selçuk İnan, Emre Çolak, Emre Belözoğlu, Arda Turan, Fernando Muslera ile Buse Terim, Buse Terim’in eşi Volkan Bahçekapılı, eski kulüp tercümanı Musa Mert Çetin ve Emre Çolak’ın kardeşi Emrah Çolak gibi 18 isim şikayetçi olarak yer aldı. Seçil Erzan, Ali Yörük, Asiye Öztürk, Atilla Yörük, Hüseyin Eligül, Kerem Can ve Nazlı Can “şüpheli” sıfatıyla yer aldı.

İddianamede şüpheliler Seçil Erzan, Asiye Öztürk, Atilla Öztürk ve Ali Yörük’ün başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde müştekileri dolandırdıkları ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği anlaşıldı.

ARDA TURAN: BU OLAY BENİ ÇOK YIPRATTI

Şikayetçi Arda Turan ise Seçil Erzan’ın kendisini sık sık arayıp bunaltması üzerine bahsettiği fona yatırması için önce 3 milyon doları elden verdiğini, Erzan’ın kendisini “Bu fona kim ne kadar yatırdıysa ona göre kazanç sağlayacak, bu bir faiz değil” diyerek kandırdığını öne sürdü. Turan, 13 milyon 900 bin doları elden verdiğini, kendisinin de 6 milyon 400 bin doları geri ödediğini, kendisine banka kaşeli ve ıslak imzalı belge verdiğini belirterek “Yıllardır çalışıp kazandığım bütün paramı emeğimi Seçil Erzan beni kandırarak yok etmiştir. Çok üzgünüm, bu olay beni çok yıprattı. Bütün birikimim bir anda gitti” dedi.

EMRE BELÖZOĞLU: TÜM BİRİKİMİMİ KANDIRARAK ZİMMETİNE GEÇİRDİ

Şikayetçi Buse Terim Bahçekapılı ifadesinde, Seçil Erzan’ın kendisine halasının oğlu Terim Arıcan aracılığıyla ulaştığını, 20 civarında güvenilir kişinin dahil olduğu yüksek getirili fon olduğunu söylemesi üzerine yatırım amacıyla birikmiş 3 milyon 600 bin lirasını gönderdiğini, bu paranın 190 bin dolara çevrildiğini, bu paranın geri ödenmediğini belirtti. Buse Terim’in eşi Volkan Bahçekapılı ise, Emre Belözoğlu’nun kuzeni olduğunu belirterek şüpheli Erzan’ın yüksek getirili fon olduğunu söylediği, eşi ve Fatih Terim’in de bu fona para yatırdıklarını, kendisinin nakit parası olmadığı için Emre Belözoğlu’na fondan bahsettiğini, Emre’nin kendisine ilk olarak 1 milyon 492 bin doları vererek Erzan’a teslim ettiğini, toplamda 2 milyon 892 bin doları teslim ettiğini, paralara ilişkin herhangi bir dekont da almadığını, sonrasında Erzan’ın kendisine 3 kaşeli belge verdiğini söyledi. Emre Belözoğlu da Volkan’a verdiği paralara ilişkin toplam da 3 milyon 300 bin dolar fonda alacağı olduğuna dair Erzan tarafından belge verildiğini söyleyerek “23 yıldır futbolcuyum, 2 senedir teknik direktörüm. 13 yaşımdan beri aileme bakıyorum. Tüm birikimimi beni kandırarak zimmetine geçirmiştir” dedi. Şüpheli Seçil Erzan savcılıkça alınan ilk ifadesinde, bankadan alakasız olarak kaşeleri kendisinin hazırlayıp imzaladığını, Volkan Bahçekapılı’yı fona katılması için aradığında, “Çok kısa süreliğine yüksek getirisi olan bir fon var, aman bu husus duyulmasın, Fatih Terim hocanın da fondan haberi var. Sen de girmek ister misin” dediği iddianamede yer aldı. Şikayetçi Nestor Fernando Muslera ise Seçil Erzan tarafından defalarca arandığını, fona para yatırmak üzere ikna edildiğini, kendisine toplam 1 milyon 200 bin dolar verdiğini, 700 bin dolarının iade edildiğini ancak 500 bin dolar parasını ve vaat edilen parayı alamadığını belirtti.

MÜŞTEKİLER TOPLAM 25 MİLYON 770 BİN DOLAR DOLANDIRILDI

İddianamede, 18 müştekinin toplamda 25 milyon 770 bin dolar ve 7 milyon 384 bin lira dolandırıldığı belirtildi. İddianamede, mağdurların kamuoyunda tanınmış sporcular, iş adamları, hekim gibi çeşitli meslek gruplarına sahip kişiler olduğu, hepsinin beyanlarında şüpheli Seçil Erzan’ın kendilerine yüksek kar getirisi bulunan güvenilir bir fon olduğunu ve yine kamuoyunda tanınmış Fatih Terim, Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek bu fona para yatırmaya ikna ettiği kaydedildi. Gerçekte böyle bir fonun hiç olmadığı belirtilen iddianamede, şüpheli Seçil Erzan’ın 66 yıldan 216 yıla kadar hapsi istenirken; diğer 6 şüphelinin ise 3 yıldan 65 yıla kadar değişen oranlarda hapisleri istendi.

ZİMMET SUÇUNDAN TAKİPSİZLİK KARARI VERİLMİŞTİ

Seçil Erzan ve bankanın bazı yöneticilerinin de arasında bulunduğu 11 şüpheli hakkında ise bankacılık zimmet suçundan yazılı başvuru şartının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) gerçekleşmediği belirtilerek takipsizlik kararı verilmişti. (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx